Yenilenebilir enerji sektöründe yepyeni bir düşünce kuruluşu olan Solar3GW, iklim krizinin çözümü için yenilenebilir enerjinin; elektrik üretimi, ulaşım ve ısınma alanlarında tek kaynak olması gerektiği bilinciyle bir araya gelmiş Türkiye güneş enerjisi sektörü paydaşları tarafından kuruldu. Üyeleriyle birlikte düşünce birliği oluşturarak fikirler ve çözümler üretmeyi, sektörde doğru ve tarafsız bilginin şeffaf şekilde yayılmasını sağlamayı amaçlayan Solar3GW’yi yakından tanıyalım istedik ve ayrıntıları Solar3GW Başkanı Yusuf Bahadır Turhan ile konuştuk…

Solar3GW kimdir? Ne zaman, kimler tarafından kuruldu?
Solar3GW olarak biz bir düşünce kuruluşuyuz. Kamu kurumları nezdinde muhatap alınabilmek için, her ne kadar resmiyette dernek kimliği ile kuruluyor olsak da, asıl amacımız, mevcut derneklerden farklı olarak, üyelerimizle birlikte düşünce birliği oluşturarak fikirler ve çözümler üretmek, sektörümüzde doğru ve tarafsız bilginin şeffaf şekilde yayılmasını sağlamak.

Solar3GW, iklim krizinin çözümü için, yenilenebilir enerjinin; elektrik üretimi, ulaşım ve ısınma alanlarında tek kaynak olması gerektiği bilinciyle bir araya gelmiş Türkiye güneş enerjisi sektörü paydaşları tarafından kuruldu. Ağustos 2020’de resmi olarak kurulmakla birlikte, kurucu yönetim kurulumuz olarak, Nisan ayından itibaren çalışmalarımıza başladık.

Solar3GW paydaşları arasında kimler yer alıyor?
Paydaşlarımız, sektörün herhangi spesifik bir kesimi değil, sektörün tamamı. Çünkü, kamu tarafı da dahil, sektörün tamamının bir arada kalkınmasının, gerçekte sektörün tüm parçalarının da kalkınması anlamına geldiği bilinci ile hareket ediyoruz. Bu yüzden, kısıtlı belli bir kesimi değil, güneş enerjisi sektörünün tamamını kapsamayı hedefliyoruz.

Solar3GW’nin çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?
Bir düşünce kuruluşu olarak, bizim çalışmalarımız sektörün gelişmesi; hedefimiz olan her yıl 3 GW güneş gücünün elektrik üretim karmamıza katılması için, teknik, ekonomik, sosyolojik ve hukuki tüm yönleri ile tutarlı çözümler ortaya çıkarılmasıdır. Bu yönde bir araya gelerek beyin fırtınası yapıyor, sonrasında ise buradan çıkan sonuçları düzenli birer rapor haline getiriyoruz. Raporumuzu kamuoyu ve kamu ile herhangi bir karşılık beklemeksizin paylaşıyoruz. Sonrasında, buradaki fikirlerin lobisini yapmak üzere devlet kurumları ile temasa geçiyoruz. Bu yönde ana bir yol haritası çizen “Her yıl 3 GW GES – Neden Gerekli ve Nasıl Mümkün” raporumuz tüm sektör paydaşlarının dikkatine sunulmak üzere. Bu raporu, önümüzdeki 10 yılda güneş enerjisi kurulumları için önerimiz olan iş modelleri raporumuz ve onu da güneş enerjisi ekipmanlarındaki yerlileşme politikası önerimizi içerecek yerlileşme raporumuz takip edecek. Özetle biz tüm sektör paydaşlarının bir arada kalkınmasını sağlayacak çözümler üretecek, bunları da raporlaştırarak hem kamuya hem de kamuoyuna anlatacak çalışmalar yapıyoruz. Bu esnada, yeni mevzuat taslak önerileri oluşturduğumuz gibi, mevcut taslaklara da görüşler sunuyoruz. Bu kapsamda, en son, YEK-G Yönetmelik taslağına da bir görüş sunduk.

Solar3GW’nin hedefleri nelerdir?
Amacımız, iklim krizi konusunda bilinç yaratma temelinde, güneş enerjisinden elektrik üretimi, elektrikli araçlar, enerjide dijitalizasyon konseptlerinin ülkemizde uygulanması önündeki engelleri teşhis etmek, bunları ortadan kaldırmak ve kısa zamanda modern bir elektrik şebekesi ve piyasası tasarımı için olmazsa olmaz gördüğümüz güneş enerjisinin, bu tasarımdaki haklı yerini alması için gereken çözümleri tüm yönleri ile geliştirmek. Daha sonra bu çözüm önerilerini, raporlar halinde, hem kamuoyuna hem de kamuya sunmak. Uygulanmaları için kamuda gerekli temas ve tanıtımları yapmak. Bu yönü ile ana mottomuz olan “Her yıl 3 GW güneş gücü”nün önümüzdeki 10 yılda elektrik üretim karmamıza eklenmesini sağlamak. Bu yolla sektöre sürdürülebilir bir iş imkânı yaratmak. Sektöre en büyük katkımızın, hedeflerimizi başardığımızda, sektörümüzü, modern, rekabetçi, adaletli ve sektörün tüm paydaşlarının yararına, sektörün tamamını kalkındıran bir yapıya büründürmek olacağını düşünüyoruz.

“Hedefimiz güneşte her yıl 3 GW kurulu güç” diyorsunuz bunu gerçekleştirmek için ne gibi çalışmalar yapacaksınız?
Biz bir düşünce kuruluşuyuz, dolayısıyla fikirler üreteceğiz. Üyelerimiz arasında yaptığımız anketler ve araştırmalarla, sektörün sorunlarını belirleyip, yine üyelerimizin görüşleri doğrultusunda bunlara, büyük küçük demeden her paydaşın ortak faydasına çözümler üreteceğiz. Çözümlerin uygulama yollarını, hem teknik hem de mevzuat anlamında ortaya koyacağız. Bu çalışmaların tamamını herkesin faydalanmasına açık raporlar halinde düzenleyeceğiz. Ve tabii ki bu raporları hem kamuya hem de kamuoyuna, toplantılar, paneller, makaleler aracılığıyla tanıtacağız. Bu yolla oluşturacağımız bilinç çerçevesinde, mevzuata ve enerji politikasına etki etmeyi amaçlıyoruz. Temel hedefimiz, bütünün faydası, ülkenin enerji politikasının sektörün tamamını birlikte kalkındıracak bir temele oturtulması. Bunun için tüm iyi niyet ve gayretimizle gönüllü olarak çalışacağız.

Güneş enerjisi konusunda dünya ile Türkiye’yi karşılaştıracak olursak neler söylersiniz? Türkiye enerji devriminde nerede yer alıyor?
Her ne kadar 2013 yılından önce de ülkemizde güneş kurulumları yapılsa da bunlar güneş teknolojisinin maliyetleri nedeniyle düşük hacimlerde kaldı. Güneş enerjisi konusunda Türkiye asıl 2013 yılında güzel bir başlangıç yaptı diye düşünüyoruz. 2013’te, gerek lisanssız yönetmeliği, gerek lisanslı tarafta 600 MW’lık kapasite için alınan başvurular, o yıllarda ucu ucuna yetecek gibi görünen 13,3 dolarcent/kWh’lik sabit fiyat garantisi, güneşe hızla ivme kazandırdı. Ancak 2017 senesinde yapılan mevzuat değişiklikleri ile güneşteki ivme azalarak, 2020 senesinde ise yeni kapasite eklenmesi neredeyse durma noktasına geldi. Durmasına karşı alınan tek tedbir 2019’daki öztüketim ile ilgili yönetmelik değişikliği iken, diğer tüm mevzuatlar maalesef güneş sektörünü yavaşlatıcı etkide bulundu. Dolayısıyla dünya ile karşılaştırdığımızda 2017 yılına kadar oldukça iyi hareket etmişken, bu yıldan sonra dünyadaki enerji devriminden kopmaya başladık. Ülkemiz, dünyada artık vazgeçilen ve ilgili tesislerin birer birer kapatıldığı, var olanların kapatılmak için programlara bağlandığı nükleer ve kömürlü termik teknolojilerine yöneldi. Bir yandan da, yine dünya, yenilenebilir enerjide dağıtık üretimi, üreten tüketicileri, mikroşebekeleri öne çıkartıp, şebekesini daha verimli hale getirirken, ülkemiz yenilenebilir enerjide YEKA modeli ile, bunun tam tersi bir yol izleyerek, yenilenebilir enerji santrallerini de termik santraller gibi merkezi bir yapıya sokma yoluna gitti. Bu anlamda, enerji devriminde şu anda olmamız gereken yerde bulunmadığımızı düşünüyoruz. 

Solar3GW olarak, dünyadaki enerji devrimini anlamayı, anladığımızı da doğru ve tarafsız bilgilerle donattığımız raporlarımız ile hem kamuya hem de kamuoyuna anlatmayı amaç edindik. Modern bir elektrik şebekesi ve piyasası tasarlamak, bizim gelişmiş ülkeler seviyesine erişmemiz için şart. Bunun için de dağıtık üretim, üreten tüketiciler, batarya depolama, mikro şebekeler konularında bilinç yaratmamız ve çalışmamız gerekiyor. Özellikle batarya depolama maliyetlerindeki geri gelişlerle 5 yıl içerisinde baz yük sağlayan depolamalı güneş santralleri yapılıyor olacak; dünya bu yönde çalışmalar yapıyor; biz de bunun ülkemizde uygulanması için çalışacağız.

Son olarak eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?
Biz, Solar3GW olarak, her yıl 3 GW güneş gücünün, elektrik üretim karmamıza katılmasını hem GEREKLİ ama gerekli olduğu kadar da teknik ve ekonomik açıdan MÜMKÜN görüyoruz. Hatta bu hedef, ülkemizin, kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından konulmuş, çağdaş uygarlıklar seviyesine ulaşması için olmazsa olmazıdır görüşündeyiz. Bu bizim, gelecek 10 yılda, gelişmekte olan ülkeler sınıfından, gelişmiş ülkeler sınıfına yaklaşmamız açısından, ekonomik bir gerekliliktir. Öte yandan, yetişmekte olan yeni nesle, sağlıklı bir çevre, dolayısıyla sağlıklı bir yaşam bırakabilmemiz için de en önemli sorumluluğumuzdur. Bu konularda bizim gibi düşünen, bütünün bir arada yükselmesinin, kendi yükselmesi anlamına da geldiğinin bilincinde olan, kişisel menfaatleri için bütünün refahını riske sokmanın bindiği dalı kesmek anlamına geldiğinin farkında olan tüm sektör paydaşlarını üyemiz olmaya ve fikirleriyle bize katkı sağlamaya çağırıyoruz.